top of page
  • Instagram
  • Twitter
  • YouTube

Anksiyete Bozuklukları


Anksiyete nedir?


Ara sıra yaşanan anksiyete hayatın normal bir parçasıdır. Birçok insan sağlık, para veya aile sorunları gibi konularda endişelenir. Ancak anksiyete bozuklukları geçici endişe veya korkudan daha fazlasını içerir. Anksiyete bozukluğu olan kişilerde anksiyete geçmez ve zamanla daha da kötüleşebilir. Belirtiler iş performansı, okul ödevleri ve ilişkiler gibi günlük faaliyetlere engel olabilir.


Yaygın anksiyete bozukluğu, panik bozukluk, sosyal anksiyete bozukluğu ve çeşitli fobilerle ilgili bozukluklar dahil olmak üzere çeşitli anksiyete bozuklukları vardır.


Anksiyetenin belirti ve semptomları nelerdir?


Yaygın Anksiyete Bozukluğu


Yaygın anksiyete bozukluğu (YAB) genellikle günlük yaşamı engelleyebilen sürekli bir endişe veya korku hissini içerir. Ara sıra bir şeyler hakkında endişelenmek veya stresli yaşam olayları nedeniyle kaygı yaşamakla aynı şey değildir. YAB ile yaşayan kişiler, yıllar olmasa da aylar boyunca sık sık endişe yaşarlar.


YAB belirtileri şunları içerir:


Rahatsız, gergin veya sinirli hissetmek

Kolayca yorulmak

Konsantre olmakta zorluk çekme

Huzursuz olmak

Baş ağrısı, kas ağrıları, mide ağrıları veya açıklanamayan ağrılar

Endişe duygularını kontrol etmekte güçlük

Uykuya dalma veya uykuda kalma güçlüğü gibi uyku sorunları yaşamak


Panik Bozukluk


Panik bozukluğu olan kişilerde sık ve beklenmedik panik ataklar görülür. Panik ataklar, açık bir tehlike veya tetikleyici olmadığında dahi ani yoğun korku, rahatsızlık veya kontrolü kaybetme hissi dönemleridir. Panik atak geçiren herkeste panik bozukluk gelişmez.


Panik atak sırasında kişi şunları yaşayabilir:


Kalp çarpıntısı veya kalp hızlanması

Terleme

Titreme veya karıncalanma

Göğüs ağrısı

Yaklaşan ölüm hissi

Kontrolden çıkmış olma hissi

Panik bozukluğu olan kişiler genellikle bir sonraki atağın ne zaman olacağı konusunda endişelenir ve panik ataklarla ilişkilendirdikleri yerlerden, durumlardan veya davranışlardan kaçınarak gelecekteki atakları aktif olarak önlemeye çalışırlar. Panik ataklar günde birkaç kez gibi sık veya yılda birkaç kez gibi nadiren ortaya çıkabilir.


Sosyal Anksiyete Bozukluğu


Sosyal anksiyete bozukluğu, başkaları tarafından izlenmeye ve yargılanmaya karşı duyulan yoğun ve sürekli bir korkudur. Sosyal anksiyete bozukluğu olan kişiler için sosyal durumlardan duyulan korku o kadar yoğun olabilir ki kontrolleri dışındaymış gibi görünebilir. Bazı insanlar için bu korku işe gitmeyi, okula devam etmeyi veya günlük işleri yapmayı zorlaştırabilir.


Sosyal anksiyete bozukluğu olan kişiler şunları yaşayabilir:


Kızarma, terleme veya titreme

Kalp çarpıntısı veya kalp hızlanması

Mide Ağrıları

Sert vücut duruşu veya aşırı yumuşak bir sesle konuşma

Göz teması kurmakta veya tanımadıkları insanların yanında bulunmakta zorlanma

Öz-bilinç hissi veya insanların kendilerini olumsuz değerlendireceği korkusu


Fobi ile ilişkili bozukluklar


Fobi, belirli nesne ya da durumlara karşı duyulan yoğun korku veya bunlardan kaçınma halidir. Bazı durumlarda endişeli olmak gerçekçi olsa da, fobisi olan kişilerin hissettiği korku, durum veya nesnenin neden olduğu gerçek tehlikeyle orantısızdır.


Fobisi olan kişiler:


Korkulan nesne veya durumla karşılaşma konusunda mantıksız veya aşırı bir endişe duyabilir

Korkulan nesne veya durumdan kaçınmak için aktif adımlar atar

Korkulan nesne veya durumla karşılaşıldığında hemen yoğun kaygı yaşar

Kaçınılamayan nesnelere ve durumlara yoğun kaygı ile katlanır

Çeşitli fobi türleri ve fobiyle ilişkili bozukluklar vardır:


Spesifik fobiler (bazen basit fobiler olarak da adlandırılır): Adından da anlaşılacağı gibi, spesifik fobisi olan kişiler, belirli nesne veya durum türlerine karşı yoğun bir korku duyar veya bunlar hakkında yoğun bir endişe hisseder. Belirli fobilere örnek olarak şu korkular verilebilir:


Uçuş

Yükseklik

Örümcek, köpek veya yılan gibi belirli hayvanlar

İğne yaptırmak

Kan


Sosyal anksiyete bozukluğu (daha önce sosyal fobi olarak adlandırılırdı): Sosyal anksiyete bozukluğu olan kişilerde sosyal veya performans durumlarına karşı genel olarak yoğun bir korku veya endişe vardır. Kaygılarıyla ilişkili eylem veya davranışların başkaları tarafından olumsuz değerlendirileceğinden endişe ederler ve bu da kendilerini utanmış hissetmelerine yol açar. Bu endişe genellikle sosyal anksiyetesi olan kişilerin sosyal durumlardan kaçınmasına neden olur. Sosyal anksiyete bozukluğu, işyeri veya okul ortamı gibi çeşitli durumlarda ortaya çıkabilir.


Agorafobi: Agorafobisi olan kişiler aşağıdaki durumlardan iki veya daha fazlasına karşı yoğun bir korku duyarlar:


Toplu taşıma araçlarını kullanma

Açık alanlarda olma

Kapalı alanlarda bulunma

Sırada bekleme veya kalabalık içinde olma

Ev dışında tek başına bulunma

Agorafobisi olan kişiler genellikle bu durumlardan kaçınırlar, çünkü panik benzeri tepkiler veya diğer utanç verici semptomlar göstermeleri durumunda ayrılmanın zor ya da imkansız olabileceğini düşünürler. Agorafobinin en şiddetli formunda, kişi eve bağlı hâle gelebilir.


Ayrılık kaygısı bozukluğu: Ayrılık anksiyetesi genellikle sadece çocukların başa çıkabileceği bir şey olarak düşünülür. Ancak yetişkinlere de ayrılık anksiyetesi bozukluğu teşhisi konulabilir. Ayrılık anksiyetesi bozukluğu olan kişiler yakın oldukları kişilerden uzak kalmaktan korkarlar. Genellikle birlikte olmadıklarında sevdiklerinin başına kötü bir şey gelebileceğinden endişe ederler. Bu korku, yalnız kalmaktan veya sevdiklerinden uzak durmaktan kaçınmalarına neden olur. Ayrılıkla ilgili kötü rüyalar görebilir veya ayrılık gerçekleşmek üzereyken kendilerini kötü hissedebilirler.


Seçici mutizm (dilsizlik): Anksiyete ile ilişkili biraz nadir görülen bir bozukluk da seçici mutizmdir. Seçici mutizm, insanlar normal dil becerilerine sahip olmalarına rağmen belirli sosyal durumlarda konuşmadıklarında ortaya çıkar. Seçici mutizm genellikle 5 yaşından önce ortaya çıkar ve sıklıkla aşırı utangaçlık, sosyal utanç korkusu, kompulsif özellikler, içe kapanma, tutunma davranışı ve öfke nöbetleriyle ilişkilidir. Seçici mutizm teşhisi konan kişilere genellikle başka anksiyete bozuklukları da teşhis edilir.


Anksiyete için risk faktörleri nelerdir?


Araştırmacılar, hem genetik hem de çevresel faktörlerin bir anksiyete bozukluğu geliştirme riskine katkıda bulunduğunu düşünüyor.


Her bir anksiyete bozukluğu türü için risk faktörleri değişiklik göstermektedir. Bununla birlikte, bazı genel risk faktörleri şunlardır:


Çocuklukta utangaçlık veya yeni durumlarda sıkıntılı ya da gergin hissetme

Stresli ve olumsuz yaşam veya çevre olaylarına maruz kalma

Biyolojik akrabalarda anksiyete veya diğer ruhsal bozukluk öyküsü

Anksiyete belirtileri aşağıdakiler tarafından oluşturulabilir veya şiddetlendirilebilir:


Tiroid sorunları veya kalp ritim bozukluğu gibi bazı fiziksel sağlık sorunları

Kafein veya diğer maddeler/ilaçlar

Bir anksiyete bozukluğunuz olabileceğini düşünüyorsanız, bir sağlık uzmanına muayene olmanız belirtilerinizi teşhis etmelerine ve doğru tedaviyi bulmalarına olanak sağlayabilir.


Anksiyete nasıl tedavi edilir?


Anksiyete bozuklukları genellikle psikoterapi, ilaç tedavisi veya her ikisi ile birlikte tedavi edilir. Anksiyeteyi tedavi etmenin birçok yolu vardır ve sizin için en iyi tedaviyi seçmek için bir sağlık uzmanıyla birlikte çalışmalısınız.


Psikoterapi


Psikoterapi veya “konuşma terapisi” anksiyete bozukluğu olan kişilere yardımcı olabilir. Etkili olabilmesi için psikoterapi özel kaygılarınıza yönelik olmalı ve ihtiyaçlarınıza göre uyarlanmalıdır.


Bilişsel davranışçı terapi


Bilişsel davranışçı terapi (BDT), anksiyete bozukluğu olan kişilere yardımcı olabilecek bir psikoterapi türüne örnektir. Daha az endişeli ve korkulu hissetmenize yardımcı olmak için insanlara farklı düşünme, davranma ve durumlara tepki verme yollarını öğretir. BDT iyi çalışılmıştır ve psikoterapi için altın standarttır.


Maruz bırakma terapisi, anksiyete bozukluklarını tedavi etmek için kullanılan bir BDT yöntemidir. Maruz bırakma terapisi, insanların kaçındıkları faaliyetlere katılmalarına yardımcı olmak için anksiyete bozukluğunun altında yatan korkularla yüzleşmeye odaklanır. Maruz bırakma terapisi bazen gevşeme egzersizleri ile birlikte kullanılır.


Kabul ve bağlılık terapisi


Bazı anksiyete bozuklukları için bir başka tedavi seçeneği de kabul ve bağlılık terapisidir (ACT). ACT, olumsuz düşüncelere karşı BDT'den farklı bir yaklaşım benimser. Rahatsızlığı ve kaygıyı azaltmak için farkındalık ve hedef belirleme gibi stratejiler kullanır. BDT ile karşılaştırıldığında, ACT daha yeni bir psikoterapi tedavi şeklidir, bu nedenle etkinliği hakkında daha az veri mevcuttur.


İlaç Tedavisi


İlaç tedavisi anksiyete bozukluklarını iyileştirmez ancak belirtileri hafifletmeye yardımcı olabilir. Bir psikiyatrist veya birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcısı gibi sağlık hizmeti sağlayıcıları anksiyete için ilaç reçete edebilir. Anksiyete bozukluklarıyla mücadele etmek için kullanılan en yaygın ilaç sınıfları antidepresanlar, anti-anksiyete ilaçları (benzodiazepinler gibi) ve beta-blokörlerdir.


Antidepresanlar


Antidepresanlar depresyon tedavisinde kullanılır, ancak anksiyete bozukluklarının tedavisinde de yardımcı olabilirler. Beyninizin ruh halini veya stresi kontrol eden belirli kimyasalları kullanma şeklini iyileştirmeye yardımcı olabilirler. Belirtilerinizi iyileştiren ve yönetilebilir yan etkilere sahip olanı bulmadan önce birkaç farklı antidepresan ilaç denemeniz gerekebilir.


Antidepresanların işe yaramaya başlaması birkaç hafta sürebilir, bu nedenle etkinliği hakkında bir sonuca varmadan önce ilaca bir şans vermek önemlidir. Antidepresan almaya başlarsanız, bir sağlık hizmeti sağlayıcısının yardımı olmadan almayı bırakmayın. Sağlık uzmanınız dozunuzu yavaş ve güvenli bir şekilde azaltmanıza yardımcı olabilir. Aniden kesmek yoksunluk belirtilerine neden olabilir.


Bazı durumlarda, çocuklar, gençler ve genç yetişkinler antidepresan ilaçları alırken, özellikle başladıktan sonraki ilk birkaç hafta içinde veya doz değiştirildiğinde, intihar düşüncelerinde veya davranışlarında artış yaşayabilir. Bu nedenle, antidepresan kullanan her yaştan insan, özellikle tedavinin ilk birkaç haftasında yakından izlenmelidir.


Anti-anksiyete ilaçları


Anti-anksiyete ilaçları anksiyete, panik atak veya aşırı korku ve endişe belirtilerini azaltmaya yardımcı olabilir. En yaygın anksiyete önleyici ilaçlara benzodiazepinler denir. Benzodiazepinler bazen yaygın anksiyete bozukluğu için ilk basamak tedavi olarak kullanılsa da, hem faydaları hem de dezavantajları vardır.


Benzodiazepinler anksiyetenin giderilmesinde etkilidir ve antidepresan ilaçlardan daha hızlı etki gösterir. Bununla birlikte, bazı insanlar bu ilaçlara karşı tolerans geliştirir ve aynı etkiyi elde etmek için daha yüksek dozlara ihtiyaç duyar. Hatta bazı insanlar bu ilaçlara bağımlı hale gelebilir.


Bu sorunlardan kaçınmak için sağlık hizmeti sağlayıcıları benzodiazepinleri genellikle kısa süreler için reçete eder.


İnsanlar aniden benzodiazepin almayı bırakırsa, yoksunluk semptomları yaşayabilir veya anksiyeteleri geri dönebilir. Bu nedenle benzodiazepinler yavaşça azaltılmalıdır. Sağlayıcınız dozunuzu yavaş ve güvenli bir şekilde azaltmanıza yardımcı olabilir.


Beta- blokörler


Beta-blokörler çoğunlukla yüksek tansiyonu tedavi etmek için kullanılsa da, hızlı kalp atışı, titreme, ürperme (tremor) ve kızarma gibi anksiyetenin fiziksel semptomlarını hafifletmeye yardımcı olabilirler. Bu ilaçlar kısa sürelerle alındığında insanların fiziksel semptomları kontrol altında tutmalarına yardımcı olabilir. Ayrıca, performans kaygılarının bazı öngörülebilir biçimlerini önlemek de dahil olmak üzere akut kaygıyı azaltmak için “gerektiğinde” kullanılabilirler.


Doğru ilacı seçmek


Bazı ilaç türleri belirli anksiyete bozukluğu türlerinde daha iyi sonuç verebilir, bu nedenle insanlar kendileri için en iyi ilacın hangisi olduğunu belirlemek üzere bir sağlık uzmanıyla yakın işbirliği içinde çalışmalıdır. Kafein, reçetesiz satılan bazı soğuk algınlığı ilaçları, yasadışı maddeler ve bitkisel takviyeler gibi bazı maddeler anksiyete bozukluklarının semptomlarını şiddetlendirebilir veya reçeteli ilaçlarla etkileşime girebilir. Kişiler, hangi maddelerin güvenli olduğunu ve hangilerinden kaçınmaları gerektiğini öğrenebilmek için bir sağlık uzmanıyla konuşmalıdır.


Doğru ilacı, ilaç dozunu ve tedavi planını seçmek bir uzman gözetiminde yapılmalı ve kişinin ihtiyaçlarına ve tıbbi durumuna dayanmalıdır. Siz ve doktorunuz doğru ilacı bulmadan önce birkaç ilaç denemek durumunda kalabilirsiniz.


Destek grupları


Anksiyete bozukluğu olan bazı kişiler bir kendi-kendine-yardım veya destek grubuna katılıp sorunlarını ve başarılarını başkalarıyla paylaşarak fayda sağlayabilir. Destek grupları hem yüz yüze hem çevrimiçi olarak mevcuttur. Ancak, bir destek grubu üyesinden alınan herhangi bir tavsiye dikkatli kullanılmalıdır ve bir sağlık hizmeti sağlayıcısından alınan tedavi önerilerinin yerine geçmez.


Stres yönetimi teknikleri


Egzersiz, farkındalık ve meditasyon gibi stres yönetimi teknikleri de anksiyete belirtilerini azaltabilir ve psikoterapinin etkilerini artırabilir. Bir sağlık uzmanıyla konuşarak bu tekniklerin tedavinize nasıl fayda sağlayacağı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsiniz.

Son Yazılar

Hepsini Gör
İntihar Önleme

İntihar nedir? İntihar önemli bir halk sağlığı sorunudur. (Örneğin, 2021 yılında Amerika Birleşik Devletleri'nde 48.100'den fazla kişinin...

 
 
 
Şizofreni

Şizofreni nedir? Şizofreni, bir kişinin nasıl düşündüğünü, hissettiğini ve davrandığını etkileyen ciddi bir akıl hastalığıdır. Şizofreni...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page